Bu başlık da ne
diyeceksiniz. Demeyin. Yerimde olsanız –bir kısmınız da olmuşsunuzdur- siz de
böyle söylerdiniz. Niye mi böyle söylüyorum; çünkü Mykonos’a gittim. İyi ki de
gittim; gözüm gönlüm açıldı, banyo yaptı, temizlendi, arındı; kısacası bayram
etti. Nasıl mı? Ne siz sorun, ne ben söyleyeyim. Ne, biceps’ler, triceps’ler
(bilmeyenler için kol kası oluyor bunlar; benim her zaman en can alıcı
bulduklarım), abdominal’ler, adonis’ler, gluteus’lar (popo kası oluyor bu), six
pack’ler, baklavalar, börekler, pastalar gördüm bilseniz! Ama çok acı çektim.
Çünkü yapabildiğim tek şey bakmaktı. Çünkü iç çekmekten başka elimden bir şey
gelmiyordu. Çünkü hepsi sahipliydi. Çünkü hiçbiri benim olamayacaktı. Çünkü
çünkü...! (Bu noktada eğer eski usül kağıt kalemle yazıyor olsaydım kağıdın
gözyaşlarımla ıslanıp yumuşadığını fark ederdiniz.)